Eylül 26, 2006

TARİHÇE

Posted in BURSA 16:40 am tarafından imemleket

Araştırmalar sonucunda Bursa ve civarında M.Ö.
4000’li yıllardan itibaren çeşitli yerleşimlerin olduğu saptanmıştır. Fakat
yöreye ait kesin bilgiler M.Ö. 700’lere dayanmaktadır. Homeros bölgeden Mysia
olarak söz etmektedir. Günümüzde Bursa yöresinde Mysia yerleşmelerini anımsatan
iki köy bulunmaktadır: Misi(Gümüştepe) ve Misebolu.

Tarihi coğrafyada bölgeye Phrygia da denilmektedir. M.Ö.
700’lerde Skyth’lerden kaçan Kimmer’lerin Phrygia devletini yıktıkları
bilinmektedir. Bursa adı, bu şehri kuran Bithynia Kralı Prusias’dan gelmektedir.
M.Ö. 7.yy’da bu bölgeye göç eden Bityn’ler buraya Bithynia adını verirler. M.Ö.
185’te Kartaca’nın yetiştirdiği büyük generallerden Hannibal’in Kral I.
Prusias’a Prusias ve Olympus kentinin kurulmasını örgütlediği bilinmektedir.
Prusias adı zamanla Prusa, sonra da Bursa’ya dönüşmüştür. M.Ö. 74’te Roma
İmparatorluğunun egemenliğine geçen Bithynia Roma’dan gönderilen
Proconsul(Eyalet Valisi)’lerce yönetilen bir Asya Eyaleti haline gelmiştir. V
Bursa M.S. 385-1326 yılları arasında ise Bizans dönemini yaşamıştır. M.S.
555’lerde bölgede ipek üretimine başlanmış ve doğal sıcak sulu kaplıcaların
üretilmesi ile küçük bir kaplıca kenti kurulmuştur.

Prusa (Bursa) 1204-1261 yılları arasında Nikaia(İznik)’a
bağlı, genelde kale içinde kalmış, fazla büyüyememiştir. Selçuk
İmparatorluğu’nun zayıflayıp dağılmaya başlamasıyla kurulan Anadolu Beylikleri
içinde zamanla gelişen Osmanlı Beyliği çevredeki Tekfur’ların arazilerini de
alarak güçlenmiştir. Bursa 1307 yılında Osman Bey tarafından kuşatılmış, uzun
süren kuşatmadan sonra 6 Nisan 1326’da Osman Bey’in oğlu Orhan Bey kenti
zaptetmiştir. 1335 yılında başkent Bursa’ya taşınmış ve kentte büyük imar
hareketleri yaşanmıştır.

Osmanlılar Bursa’yı aldıklarında kent sadece hisar içinden
ibaretken Orhan Gazi şehri hisarın dışına çıkararak Orhan Gazi Külliyesini
kurdurtmuştur. Surlar dışında mevcut yerleşmeye yakın, hakim noktalarda cami
,hamam, imarethane, darüşşifa, medrese gibi kamu yapıları inşa edilerek bu
külliyelerin çevrelerinde konut alanları yaratılmış ve böylece bir yerleşme
geleneği başlamıştır. I. Murad Hüdavendigar zamanında (1363) başkent Edirne’ye
taşınmıştır. II.Fatih Mehmed’in İstanbul’u fethetmesinden sonra ise Bursa’nın
faal rolü son bulmuş ve yönetim merkezi niteliğini kaybetmiştir.

Tanzimat sonrası dönemde Hüdavendigar Vilayeti merkezliği
yapan Bursa’ya 1900’lü yılların başında Bilecik, Kütahya, Karesi (Balıkesir),
Karahisar (Afyon) sancakları bağlı bulunmaktaydı. Milli mücadele dönemlerinde
çeşitli ayaklanmaların yaşandığı Bursa, 8 Temmuz 1920’de Yunalılarca işgal
edilmiş; 30 Ağustos savaşından sonra Türk birliklerince geri alınmıştır.

Bursa’da Roma ve Bizans Dönemlerinden günümüze ulaşabilmiş
yapı yoktur. Eski kenti çevreleyen surların ilk olarak Bithynialılarca
yapıldığı, Roma, Bizans ve Osmanlı dönemlerinde ise onarılarak kullanıldığı
düşünülmektedir. Bursa, Osmanlı İmparatorluğunun ilk 200 yıllık döneminde diğer
kentlere göre büyük gelişmeler göstermiş, bir çok mimari yapı ile süslenmiş,
devrinin tanınmış medreseleri ile bilim aleminin merkezi olmuş, canlı bir
ticaret şehridir. I.Murad zamanından başlayan Hüdavendigar Külliyesi, I.
Beyazıd’ın yaptırdığı Yıldırım Külliyesi, I.Mehmed (Çelebi) döneminde başlayıp
II. Murad zamanında tamamlanan Yeşil Külliyesi Bursa’nın mekansal gelişimini
etkileyen ve bugünde ayakta duran büyük komplekslerdir. Cumhuriyet dönemiyle
birlikte planlama çalışmalarına başlanan şehirde, 1960’lı yıllardan itibaren
sanayinin önemi artmış, kentin nüfus ve kentsel gelişimi hızlı bir değişime
uğramıştır. Coğrafi konumu, tarımsal, ticari ve sanayi potansiyelinin yüksek
oluşu kentin çekiciliğini her dönem korumasını sağlamaktadır.
Reklamlar